Alkaze | İlaç Sektöründe Ar-Ge Merkezi Kurulumu ve Yönetimi: 5746 Teşvikleri ve Devlet Destekleri
2026 11
Kasım

İlaç Sektöründe Ar-Ge Merkezi Kurulumu ve Yönetimi: 5746 Teşvikleri ve Devlet Destekleri

AŞAĞI KAYDIR

Türkiye ilaç sektörü; yüksek teknoloji gereksinimi, uzun ürün geliştirme süreçleri, yoğun Ar-Ge yatırımları ve düzenleyici yükümlülükleri nedeniyle araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin stratejik önem taşıdığı sektörlerin başında gelmektedir.

Yeni molekül geliştirme, jenerik ilaçlar, biyoteknolojik ürünler, formülasyon çalışmaları, analitik metot geliştirme ve üretim proseslerinin iyileştirilmesi gibi faaliyetler, ilaç şirketlerinin rekabet gücünü ve teknolojik yetkinliklerini doğrudan etkilemektedir.

Ancak ilaç sektöründe Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesi kadar, bu faaliyetlerin 5746 sayılı Kanun kapsamında doğru yapılandırılması, Ar-Ge merkezi statüsüne taşınması ve devlet desteklerinden mevzuata uygun şekilde yararlanılması da kritik önem taşımaktadır.

5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun, gerekli koşulları sağlayan ilaç şirketlerine önemli vergi ve SGK avantajları sunarken, Ar-Ge faaliyetlerinin kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıda yönetilmesini de teşvik etmektedir.

Bu nedenle ilaç şirketlerinde Ar-Ge merkezi kuruluşu teknik proje yönetimi, insan kaynakları, mali işler, muhasebe ve teşvik uygulamalarının birlikte yapılandırıldığı kurumsal bir dönüşüm olarak değerlendirilmelidir.

1. İlaç Sektöründe Hangi Faaliyetler Ar-Ge Kapsamında Değerlendirilir?

İlaç geliştirme süreçlerinde yürütülen her teknik faaliyet, 5746 sayılı Kanun kapsamında otomatik olarak Ar-Ge kabul edilmemektedir.

Bir faaliyetin Ar-Ge niteliği taşıması için bilimsel veya teknolojik belirsizlik içermesi, yenilikçi ve sistematik bir yaklaşım benimsemesi ve özgün teknik çıktılar üretmeyi hedeflemesi önemlidir.

İlaç sektöründe Ar-Ge niteliği bakımından değerlendirilebilecek başlıca faaliyetler şunlardır:

Faaliyet Ar-Ge açısından değerlendirme
Yeni molekül ve etkin madde geliştirme Bilimsel ve teknolojik belirsizlik içeren çalışmalar Ar-Ge niteliği taşıyabilir.
Biyoteknolojik ilaç geliştirme Yeni biyolojik ürün ve üretim teknolojilerinin geliştirilmesi Ar-Ge kapsamında değerlendirilebilir.
Jenerik ilaç geliştirme Teknik belirsizliklerin çözümünü hedefleyen özgün geliştirme çalışmaları Ar-Ge niteliği taşıyabilir.
Formülasyon ve reformülasyon Biyoyararlanım, çözünürlük, stabilite veya salım özelliklerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar değerlendirilebilir.
Analitik metot geliştirme Yeni yöntem geliştirme ve teknik problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar Ar-Ge kapsamında olabilir.
Preklinik ve klinik araştırmalar Araştırmanın amacı ve deneysel niteliğine göre değerlendirilir.
Pilot üretim ve ölçek büyütme Teknolojik belirsizliklerin giderilmesine yönelik deneysel çalışmalar kapsamda olabilir.
Rutin kalite kontrol ve seri üretim Genel olarak Ar-Ge kapsamı dışında değerlendirilir.
Ruhsatlandırma işlemleri İdari ve rutin düzenleyici faaliyetler genel olarak Ar-Ge niteliği taşımaz.

Özellikle jenerik ilaç geliştiren şirketlerde Ar-Ge faaliyetlerinin doğru tanımlanması büyük önem taşımaktadır.

Mevcut bir etkin madde kullanılarak geliştirilen ürünlerde dahi, teknik belirsizliklerin çözümüne yönelik formülasyon geliştirme, çözünme profili optimizasyonu, stabilite problemlerinin giderilmesi veya proses geliştirme faaliyetleri Ar-Ge niteliği taşıyabilir.

Buna karşılık standart analizlerin tekrarlanması, rutin üretim validasyonları veya yalnızca ruhsat gerekliliklerinin yerine getirilmesi, tek başına Ar-Ge niteliği oluşturmaz.

Bu ayrım, ilaç şirketlerinin Ar-Ge merkezi başvurularında proje portföyünün hazırlanmasından Bakanlık değerlendirmelerine ve sonraki denetimlere kadar bütün süreçleri doğrudan etkilemektedir.

2. Ar-Ge Kriterleri ve İlaç Geliştirme Yaşam Döngüsü

İlaç Ar-Ge’si, keşif aşamasından pazarlama sonrası izlemeye kadar uzanan 5 ana evreden oluşur. Bu süreçteki elenme oranları, faaliyetlerin taşıdığı teknik riski net bir şekilde ortaya koymaktadır:

  1. Ön Keşif ve Temel Araştırma (3-6 Yıl / Bütçe Payı %16,4 / Başarı Oranı %0,01):

Hastalık mekanizmalarının tespiti, hedef protein seçimi (target identification/validation) ve bilgisayar destekli moleküler modelleme (in-silico) aşamasıdır. Yaklaşık 10.000 aday molekülden sadece 250’si bir sonraki aşamaya geçebilir.

  1. İlaç Keşfi ve Preklinik Geliştirme (2-3 Yıl / Bütçe Payı %14,9): Sentezlenen moleküllerin in-vitro (laboratuvar) ve in-vivo (canlı organizma/hayvan) modellerde GLP (İyi Laboratuvar Uygulamaları) ilkelerine göre farmakokinetik, toksisite ve etken madde güvenlik testleridir. Preklinik aşama başarıyla tamamlandığında insan denemelerine geçebilmek için regülatör otoriteye (TİTCK / FDA / EMA) IND (Investigational New Drug – Araştırma Amaçlı Yeni İlaç) başvurusu yapılır.
  2. Klinik Araştırmalar (6-7 Yıl / Bütçe Payı %49,2): IND onayının ardından başlayan ve 3 alt fazdan oluşan insan katılımlı denemelerdir:

  *Faz I (Bütçe Payı %7,6 / Başarı Oranı %57): 20-100 sağlıklı gönüllüde güvenlilik, tolerabilite, dozaj ve farmakokinetik profillerin incelenmesi.

  * Faz II (Bütçe Payı %9,3 / Başarı Oranı %39): 100-500 hasta üzerinde etkililik (Faz IIa/IIb) ve optimum doz tespiti. En yüksek elenme oranının yaşandığı kritik aşamadır.

  * Faz III (Bütçe Payı %27,2 / Başarı Oranı %68): 1.000-5.000 hasta katılımıyla çok merkezli, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü klinik doğrulamalar. Faz III, Faz I’e kıyasla yaklaşık 6 kat daha yüksek bütçe gerektirir. Faz III çalışmaları başarıyla tamamlandığında ilacın ticarileşebilmesi için otoriteye NDA (New Drug Application – Yeni İlaç Başvurusu) dosyası sunulur.

  1. Ruhsat Onayı ve Düzenleyici İnceleme (0,5-2 Yıl / Bütçe Payı %22,7): Regülatör otoritenin kalite, güvenlik ve etkililik verilerini (CTD formatında) inceleyerek pazarlama izni vermesi sürecidir.
  2. Pazarlama Sonrası İzleme ve Faz IV (Sürekli / Bütçe Payı %11,5 – %11,6 / Yatırım Getirisi 1/3): Gerçek dünya kanıtı (Real-World Evidence) çalışmaları, nadir yan etkilerin takibi ve farmakovijilans süreçleridir.

3. İlaç Şirketleri Neden Ar-Ge Merkezi Kurmalı?

5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge merkezi statüsü, sürekli ve sistematik Ar-Ge faaliyetleri yürüten şirketlerin bu faaliyetlerini kurumsal bir yapı altında yönetmelerine ve belirlenen teşviklerden yararlanmalarına imkân sağlamaktadır.

İlaç sektöründe Ar-Ge merkezi yapılanmasının başlıca avantajları şunlardır:

  • Sürekli yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin kurumsal bir organizasyon altında toplanması
  • Ar-Ge projelerinin teknik, mali ve idari açıdan sistematik yönetilmesi
  • Ar-Ge harcamalarına ilişkin vergi indirimlerinden yararlanılması
  • Ar-Ge ve destek personeline yönelik gelir vergisi stopajı teşviki ve SGK işveren hissesi desteği
  • Ar-Ge faaliyetleriyle ilgili belirli işlemlerde damga vergisi ve diğer istisnalardan yararlanılması
  • Üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesi
  • TÜBİTAK ve uluslararası Ar-Ge projelerinin mevcut Ar-Ge portföyüyle ilişkilendirilmesi
  • Fikri mülkiyet, patent ve teknolojik çıktılara yönelik süreçlerin güçlendirilmesi

Ancak Ar-Ge merkezi statüsünün kazanılması, teşviklerden koşulsuz yararlanılacağı anlamına gelmez. Faaliyetlerin teknik niteliğinin, personel çalışma sürelerinin ve mali kayıtların ilgili mevzuatla uyumlu biçimde yürütülmesi gerekir.

İlaç Şirketlerinde Ar-Ge Merkezi Kurmak İçin Kaç Personel Gereklidir?

5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge merkezi kuruluşunda genel asgari istihdam şartı 15 tam zaman eşdeğer (TZE) Ar-Ge personelidir.

Tam zaman eşdeğer personel hesabında yalnızca şirketin toplam çalışan sayısı değil, ilgili personelin mevzuata uygun Ar-Ge çalışma süreleri esas alınmaktadır.

Bu nedenle başvuru öncesinde mevcut çalışanların unvanları, görevleri, eğitim durumları, Ar-Ge faaliyetleri ve çalışma sürelerinin analiz edilmesi önemlidir.

4. İlaç Sektöründe Ar-Ge Merkezi Başvurusu Nasıl Yapılır?

Ar-Ge merkezi kuruluşu, yalnızca gerekli personel sayısının sağlanması ve başvuru dosyasının hazırlanmasıyla tamamlanan bir süreç değildir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı değerlendirmelerinde işletmenin Ar-Ge yetkinliği, proje portföyü, insan kaynakları, fiziki altyapısı, organizasyon yapısı ve sürdürülebilir Ar-Ge yönetim kapasitesi birlikte ele alınmaktadır.

Başarılı bir kuruluş sürecinin temel aşamaları aşağıdaki gibidir.

4.1. Mevcut Durum ve Uygunluk Analizi

İlk aşamada şirketin Ar-Ge merkezi statüsüne uygunluğu değerlendirilmelidir.

Bu kapsamda mevcut Ar-Ge projeleri, laboratuvar altyapısı, personel organizasyonu, kullanılan teknolojiler, mali kayıt sistemleri ve proje yönetim süreçleri incelenir.

Özellikle ilaç şirketlerinde Ar-Ge laboratuvarları ile kalite kontrol, üretim ve ruhsatlandırma birimleri arasındaki görev ve faaliyet ayrımlarının doğru yapılması gerekir.

4.2. Ar-Ge Proje Portföyünün Yapılandırılması

Ar-Ge merkezi başvurusunun en önemli bileşenlerinden biri, şirketin yürüttüğü ve planladığı Ar-Ge projelerinin teknik niteliğidir.

Proje portföyünde her çalışmanın;

  • bilimsel ve teknolojik amacı,
  • mevcut teknik durum ve yenilikçi yönü,
  • çözülmesi hedeflenen teknik belirsizlikleri,
  • araştırma yöntemi,
  • iş paketleri ve çalışma takvimi,
  • insan kaynağı ve bütçesi,
  • beklenen teknolojik çıktıları

açık biçimde ortaya konulmalıdır.

İlaç şirketlerinin proje portföylerinde yalnızca geliştirilecek ürünlerin listelenmesi yeterli değildir. Her ürün geliştirme çalışmasının neden Ar-Ge niteliği taşıdığı bilimsel ve teknik gerekçelerle açıklanmalıdır.

4.3. Ar-Ge Organizasyonunun ve Fiziki Altyapının Hazırlanması

Başvuru öncesinde Ar-Ge merkezinin organizasyon yapısı, yönetsel sorumlulukları ve fiziki alanları tanımlanmalıdır.

Laboratuvarlar, pilot üretim alanları, ortak kullanılan cihazlar ve ilgili çalışma alanlarının kullanım biçimleri değerlendirilmelidir.

Ar-Ge personelinin çalışma sürelerinin izlenmesini sağlayacak kayıt sistemleri ve proje bazlı görev dağılımları oluşturulmalıdır.

İlaç sektöründe üretim ve kalite birimleriyle ortak altyapı kullanımı söz konusu olduğunda, faaliyetlerin ve maliyetlerin nasıl ayrıştırılacağının açıklanabilir ve izlenebilir olması önem taşır.

4.4. Bakanlık Başvurusu ve Yerinde İnceleme

Ar-Ge merkezi başvuruları, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının elektronik başvuru sistemi üzerinden yürütülmektedir.

Başvuru dosyasının incelenmesinin ardından ilgili uzmanlar ve akademik değerlendiriciler tarafından yerinde inceleme gerçekleştirilebilir.Bu aşamada yalnızca sunulan belgeler değil; projelerin teknik niteliği, personelin çalışmalara hâkimiyeti, laboratuvar altyapısı ve Ar-Ge yönetim kapasitesi de değerlendirilir.

Değerlendirme ve Denetim Komisyonunun olumlu kararı sonrasında işletme Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazanır.

Başvurunun başarılı olması kadar, değerlendirme sırasında ortaya konulan Ar-Ge organizasyonunun sonraki dönemlerde de sürdürülebilir olması önemlidir.

5. 5746 Sayılı Kanun İlaç Şirketlerine Hangi Teşvikleri Sağlar?

5746 sayılı Kanun kapsamında gerekli koşulları sağlayan Ar-Ge merkezleri çeşitli mali destek ve teşviklerden yararlanabilmektedir.

Ar-Ge İndirimi

5746 kapsamında uygun Ar-Ge harcamalarının %100’ü, ilgili mevzuat hükümlerine göre kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir.

Ayrıca belirlenen performans kriterlerini sağlayan Ar-Ge merkezlerinde, şartları dahilinde ilave Ar-Ge indiriminden yararlanılması mümkündür.

Gelir Vergisi Stopaj Teşviki

Ar-Ge ve destek personelinin teşvik kapsamındaki ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin, personelin eğitim durumuna göre %80, %90 veya %95’i terkin edilebilmektedir.

SGK İşveren Hissesi Desteği

Kanun kapsamındaki uygun personelin ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, ilgili koşullar sağlanmak kaydıyla kamu tarafından karşılanmaktadır.

Damga Vergisi ve Diğer İstisnalar

Ar-Ge faaliyetleriyle ilgili mevzuatta tanımlanan kâğıtlar ve işlemler için damga vergisi istisnası ile şartları dahilinde diğer vergi ve gümrük avantajlarından yararlanılabilmektedir.

Bu teşviklerin her biri farklı hesaplama, belgelendirme ve uygunluk koşullarına bağlıdır. Dolayısıyla teşviklerin yalnızca oranlarının bilinmesi değil, işletme bünyesinde doğru uygulanması da gereklidir.

6. İlaç Ar-Ge Merkezlerinde Teşvik ve Mali Süreçler Nasıl Yönetilmeli?

İlaç sektöründe Ar-Ge merkezi yönetiminin en kritik konularından biri, teknik faaliyetlerin mali ve personel kayıtlarıyla uyumlu yürütülmesidir.

Personel ve Puantaj Yönetimi

Ar-Ge personelinin proje bazlı çalışma süreleri, merkez dışında geçirilen süreleri, izinleri, bordroları ve teşvik hesaplamaları tutarlı biçimde izlenmelidir.

İlaç şirketlerinde personelin birden fazla geliştirme projesinde görev alması veya laboratuvar ile üretim süreçlerinde farklı görevler üstlenmesi, doğru zaman yönetimini özellikle önemli hale getirmektedir.

Ar-Ge Giderlerinin Ayrıştırılması

Ar-Ge merkezlerinde personel, sarf malzemesi, test ve analiz, dışarıdan alınan hizmetler, amortisman ve diğer uygun maliyetlerin proje bazlı izlenmesi gerekir.

Örneğin bir HPLC cihazının hem rutin kalite kontrol hem de Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılması durumunda, amortisman ve ilgili giderlerin kullanım biçimine göre değerlendirilmesi önem taşır.

Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetlerin Ar-Ge indirimi bakımından tabi olduğu yasal sınırlar da hesaplamalarda dikkate alınmalıdır.

Kamu Desteklerinin Muhasebeleştirilmesi

TÜBİTAK ve diğer kamu kurumlarından alınan hibelerin, ilgili mevzuata göre özel fon hesaplarında izlenmesi ve Ar-Ge indirimi hesaplamalarıyla doğru ilişkilendirilmesi gerekir.

Teşviklerden aynı harcama üzerinden mevzuata aykırı biçimde mükerrer yararlanılmasının önlenmesi için proje bazlı mali takip sistemi oluşturulmalıdır.

7. İlaç Ar-Ge Merkezlerinde Yıllık Faaliyet Raporları ve Bakanlık Denetimleri

Ar-Ge Merkezi Belgesi’nin alınması sürecin sonu değil, kurumsal Ar-Ge yönetiminin başlangıcıdır.

Ar-Ge merkezleri, faaliyetlerini ilgili mevzuat doğrultusunda raporlamak ve Bakanlık izleme ve denetim süreçlerine hazır olmakla yükümlüdür.

Yıllık faaliyet raporlarında yalnızca projelerde yürütülen çalışmalar değil, merkezin Ar-Ge performansı ve kurumsal gelişimi de ortaya konulmalıdır.

Bu kapsamda;

  • Ar-Ge projelerinin dönemsel teknik ilerlemeleri,
  • projelerde karşılaşılan teknik problemler ve çözüm yöntemleri,
  • tamamlanan ve devam eden projeler,
  • yeni ürün, proses ve teknoloji çıktıları,
  • patent ve fikri mülkiyet çalışmaları,
  • üniversite-sanayi iş birlikleri,
  • Ar-Ge personeli ve insan kaynağı gelişimi,
  • Ar-Ge harcamaları ve teşvik uygulamaları

bütüncül biçimde değerlendirilmelidir.

İlaç şirketlerinde özellikle proje çalışmalarının laboratuvar kayıtları, teknik raporlar, analiz sonuçları ve diğer bilimsel verilerle desteklenmesi önemlidir.

Denetimlerde yalnızca projelerin yürütülmüş olması değil, çalışmaların Ar-Ge niteliğinin ve elde edilen teknik ilerlemenin açıklanabilmesi de belirleyici olabilir.

Bu nedenle faaliyet raporu hazırlığı yıl sonunda gerçekleştirilen tek seferlik bir işlem olarak değil, yıl boyunca sürdürülen proje ve performans yönetiminin çıktısı olarak ele alınmalıdır.

8. İlaç Şirketlerinde TÜBİTAK ve Diğer Devlet Desteklerinin Entegre Yönetimi

İlaç Ar-Ge merkezleri, 5746 kapsamındaki teşviklerin yanında TÜBİTAK ve diğer kamu desteklerinden de uygunluk koşullarına göre yararlanabilir.

Özellikle TÜBİTAK 1501 ve 1507 programları, ilaç şirketlerinin yenilikçi ürün ve proses geliştirme projelerinde değerlendirebileceği destek mekanizmalarıdır.

Bunun yanında geliştirme faaliyetlerinin niteliğine ve güncel çağrılara bağlı olarak uluslararası Ar-Ge programları, yatırım teşvik sistemi ve diğer kamu desteklerinden yararlanma olanakları da araştırılabilir.

Burada temel yaklaşım, destek programlarını birbirinden bağımsız başvurular olarak değerlendirmek yerine şirketin teknolojik gelişim yol haritasıyla ilişkilendirmektir.

Örneğin yeni bir ilaç formülasyonu geliştiren işletmenin Ar-Ge çalışmalarında TÜBİTAK desteklerini ve 5746 teşviklerini değerlendirmesi, sonraki ticari üretim yatırımlarında ise yatırım teşvik sistemini araştırması mümkün olabilir.

Ancak her destek mekanizmasının uygunluk, gider, süre ve birlikte kullanım koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

9. İlaç Ar-Ge Merkezlerinde Sık Karşılaşılan Yönetim ve Denetim Riskleri

Ar-Ge merkezlerinde karşılaşılan sorunların önemli bir kısmı, teknik proje faaliyetleri ile mali ve idari süreçler arasındaki koordinasyon eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.

Özellikle aşağıdaki riskler öne çıkmaktadır:

Risk Önerilen yönetim yaklaşımı
Ar-Ge niteliği zayıf projeler Proje portföyünün bilimsel ve teknik açıdan düzenli değerlendirilmesi
Yetersiz teknik dokümantasyon Proje bazlı ilerleme, deney ve teknik çıktı kayıtlarının oluşturulması
Puantaj ve bordro uyumsuzlukları İK, Ar-Ge ve mali işler kayıtlarının karşılaştırılması
Ar-Ge ve üretim giderlerinin karışması Proje bazlı maliyet merkezleri ve gider dağıtım yöntemleri
Hatalı teşvik hesaplamaları Düzenli mevzuat uygunluk kontrolleri
Faaliyet raporu eksiklikleri Yıl boyunca sürdürülen raporlama ve performans izleme sistemi
Bakanlık denetimlerine hazırlıksızlık Dönemsel iç değerlendirme ve prova denetim çalışmaları

Bu risklerin azaltılmasında Ar-Ge, insan kaynakları, mali işler ve üst yönetimin koordineli çalışması önemlidir.

Özellikle ilaç sektörünün teknik ve düzenleyici yapısı nedeniyle, Ar-Ge merkezi yönetiminin yalnızca tek bir departmanın sorumluluğuna bırakılmaması gerekir.

10. Alkaze Danışmanlık ile İlaç Sektörüne Özel Ar-Ge Merkezi Kuruluş ve Yönetim Danışmanlığı

İlaç sektöründe Ar-Ge merkezi kurulması ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesi; sektörel teknik süreçlerin, 5746 mevzuatının, personel teşviklerinin ve mali uygulamaların birlikte değerlendirilmesini gerektiren uzmanlık alanıdır.

Alkaze Danışmanlık ve Mali Müşavirlik, 15’ten fazla ilaç firmasıyla edindiği sektörel deneyimiyle, ilaç şirketlerinin Ar-Ge merkezi kuruluşundan faaliyetlerin yürütülmesine, teşvik uygulamalarından Bakanlık denetimlerine kadar uzanan süreçlerinde danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Bu kapsamda;

  • Ar-Ge merkezi ön fizibilite ve uygunluk değerlendirmesi,
  • mevcut Ar-Ge projelerinin teknik analiz ve yapılandırılması,
  • Ar-Ge merkezi başvuru dosyasının hazırlanması,
  • Bakanlık değerlendirme ve yerinde inceleme süreçlerine hazırlık,
  • proje yönetimi ve teknik dokümantasyon sisteminin kurulması,
  • yıllık faaliyet raporlarının hazırlanması,
  • personel, puantaj ve teşvik yönetimi,
  • 5746 kapsamındaki mali uygulamaların değerlendirilmesi,
  • TÜBİTAK ve diğer devlet desteklerinin planlanması,
  • mevzuat uyum ve denetim hazırlığı

alanlarında bütüncül bir danışmanlık yaklaşımı benimsenmektedir.

İlaç şirketlerinde Ar-Ge merkezi yapılanmasının başarısı yalnızca başvuru onayının alınmasıyla değil, kazanılan statünün mevzuata uyumlu ve etkin biçimde sürdürülebilmesiyle ölçülmelidir.