Alkaze | TÜBİTAK 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı Başvuru, Bütçe ve Süreç Rehberi
2026 09
Eylül

TÜBİTAK 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı Başvuru, Bütçe ve Süreç Rehberi

AŞAĞI KAYDIR

Üniversitelerde oluşan teknik bilgi ve araştırma yetkinliğinin sanayinin gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturulması, Türkiye’de Ar-Ge ekosisteminin en önemli başlıklarından biridir. TÜBİTAK 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı, tam olarak bu noktada akademik bilgi birikiminin bir şirket ihtiyacı doğrultusunda yeni bir ürün, süreç veya teknolojiye dönüştürülmesini ve sonrasında ticarileştirilmesini hedeflemektedir.

Program klasik bir akademik araştırma desteği değildir. Projenin çıkış noktasında sanayide karşılığı bulunan somut bir ihtiyaç, yürütme tarafında bu problemi çözebilecek akademik/teknolojik yetkinlik, proje sonunda ise çıktıyı kullanacak ve ticarileştirecek müşteri kuruluş bulunmalıdır.

TÜBİTAK 1505 kısaca nedir?

2026 yılı itibarıyla program için bilinmesi gereken temel çerçeve şöyledir:

Konu Güncel Uygulama
Proje süresi En fazla 24 ay
Başvuru dönemi Sürekli açık
Müşteri kuruluş KOBİ ise TÜBİTAK %75 / Müşteri %25
Müşteri kuruluş büyük ölçekli ise TÜBİTAK %60 / Müşteri %40
TÜBİTAK katkısı üst sınırı (2026) 2.300.000 TL*
Başvuru sistemi PRODİS
İzleme 6 aylık dönemler
Ticarileşme takibi Proje sonrası en fazla 60 ay

*2.300.000 TL, toplam proje bütçesinin zorunlu üst sınırı değil, PTİ ve kurum hissesi hariç TÜBİTAK tarafından karşılanabilecek proje bütçesi payının güncel üst sınırıdır. Proje bütçesinin kalan kısmı müşteri kuruluş tarafından karşılanabilir. TÜBİTAK’ın güncel uygulama esasları KOBİ müşterilerde %75, büyük ölçekli müşterilerde %60 destek oranı öngörmektedir; 2026 güncel üst limit tablolarında 1505 için TÜBİTAK katkısı 2.300.000 TL olarak uygulanmaktadır.

TÜBİTAK 1505 Programının Amacı Nedir?

1505 Programı üniversite, araştırma altyapısı ve kamu araştırma merkezlerindeki bilgi birikiminin, Türkiye’de yerleşik bir şirketin ihtiyacına yönelik yeni veya geliştirilmiş ürün, süreç, yöntem ya da üretim teknolojisine dönüştürülmesini amaçlamaktadır.

Dolayısıyla yalnızca akademik yayın üretmeyi hedefleyen çalışmalar değil; sanayiye aktarılabilir, uygulanabilir ve ekonomik değer yaratabilecek Ar-Ge çıktıları beklenmektedir. TÜBİTAK tarafından desteklenebilecek faaliyetler kavram geliştirmeden tasarıma, prototip üretiminden pilot çalışmalara ve saha testlerinde ortaya çıkan tasarım problemlerinin çözümüne kadar uzanabilir. Buna karşılık temel araştırma, rutin analiz, salt durum tespiti veya altyapı yatırımı ağırlıklı projeler programın kapsamına uygun değildir.

Bu nedenle 1505 projesine “üniversiteyle bir proje yapalım” yaklaşımıyla değil, “şirketin hangi teknik problemini çözüyoruz ve bunun sonucunda hangi ekonomik değeri oluşturuyoruz?” sorusuyla başlanması gerekir.

TÜBİTAK 1505’e Kimler Başvurabilir?

1505 başvurusu iki temel tarafın ortaklığı üzerine kuruludur.

Yürütücü Kuruluş, Ar-Ge çalışmalarının gerçekleştirildiği taraftır. Üniversiteler, vakıf üniversiteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, araştırma altyapıları ile mevzuatında Ar-Ge yapmakla görevlendirilmiş kamu araştırma merkez ve enstitüleri bu rolde yer alabilir.

Müşteri Kuruluş ise proje sonucunu kullanacak ve ticarileştirecek Türkiye’de yerleşik sermaye şirketidir. Müşteri kuruluş KOBİ olabileceği gibi büyük ölçekli bir şirket de olabilir. Sektör açısından genel bir sınırlama bulunmamaktadır. Programın mevcut yapısında proje önerisinde bir müşteri kuruluş ve bir yürütücü kuruluş yer almaktadır.

Burada önemli olan yalnızca iki kuruluşu bir araya getirmek değildir. Üniversite tarafındaki teknik yetkinlik ile şirketin ticari ve operasyonel ihtiyacının gerçek anlamda örtüşmesi gerekir.

Proje Ekibinde Kimler Yer Alabilir?

Üniversite ve eğitim ve araştırma hastanesi tarafındaki araştırmacıların kural olarak doktora veya tıpta uzmanlık derecesine sahip olması gerekir. Araştırma altyapıları, kamu araştırma merkez ve enstitüleri ile meslek yüksekokullarındaki tam zamanlı öğretim elemanları için ise ilgili şartlarda en az lisans derecesi yeterli olabilmektedir.

Proje yürütücüsünün araştırmacı niteliklerini taşıması ve yürütücü kuruluşun kadrolu, tam zamanlı personeli olması gerekir. Müşteri kuruluş tarafındaki proje sorumlusunun ise proje çıktılarının kullanımı ve uygulanmasıyla ilgili en az lisans derecesine sahip olması beklenmektedir.

Bir diğer kritik kısıt, müşteri kuruluş ile proje ekibi arasındaki çıkar ilişkileridir. Müşteri kuruluşun ortakları, yönetim organlarında ücretli veya ücretsiz görev alan kişiler ve bunların birinci derece yakınları proje ekibinde yer alamaz.

Bu nedenle özellikle üniversitedeki akademisyenlerin müşteri şirkette ortaklığı, yönetim görevi veya başka bir çalışma ilişkisi bulunuyorsa ekip kurgusu başvurudan önce ayrıca kontrol edilmelidir.

TÜBİTAK 1505 Destek Oranı Ne Kadar?

Destek oranı müşteri kuruluşun başvuru tarihindeki ölçeğine göre belirlenir.

Müşteri kuruluş KOBİ ise, destek kapsamına alınan proje bütçesinin %75’i TÜBİTAK, %25’i müşteri kuruluş tarafından karşılanır.

Müşteri kuruluş büyük ölçekli ise, bütçenin %60’ı TÜBİTAK, %40’ı müşteri kuruluş tarafından karşılanır.

Ancak burada yalnızca yüzde hesabına bakılması önemli bir yanılgıya neden olabilir. Çünkü TÜBİTAK tarafından karşılanacak tutar ayrıca program için belirlenen maktu üst limite tabidir. 2026 itibarıyla bu limit 2.300.000 TL’dir.

4.400.000 TL bütçeli büyük ölçekli firma örneği

Örneğin destek kapsamına alınan proje bütçesinin tamamının 4.400.000 TL olduğunu ve müşteri kuruluşun büyük ölçekli olduğunu düşünelim.

Normal %60 hesaplamasında TÜBİTAK payı 2.640.000 TL olacaktı. Ancak güncel maktu üst limit 2.300.000 TL olduğu için TÜBİTAK katkısı 2.300.000 TL ile sınırlı kalır.

Bu durumda:

Finansman Tutar
Destek kapsamına alınan proje bütçesi 4.400.000 TL
TÜBİTAK katkısı 2.300.000 TL
Müşteri kuruluş katkısı 2.100.000 TL

Dolayısıyla “büyük şirket projede mutlaka yalnızca %40 öder” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir. Destek üst limitinin aşıldığı projelerde müşterinin fiili katkı oranı %40’ın üzerine çıkabilir.

Ayrıca devredilecek teçhizat gibi özel destek oranına tabi giderlerin bulunması halinde hesap ayrıca değişir.

TÜBİTAK 1505 Kapsamında Hangi Giderler Desteklenir?

Program kapsamında proje için gerekli olmak şartıyla süreli sözleşmeli personel giderleri, bursiyerler, seyahatler, alet-teçhizat, yazılım ve yayın alımları, malzeme ve sarf giderleri ile hizmet alımları desteklenebilmektedir.

Bütçe hazırlığında özellikle iki oran önemlidir. Toplam hizmet alımı giderleri proje bütçesinin %20’sini aşamaz. Ayrıca yürütücü kuruluşun müşteri kuruluştan aldığı hizmetler ile müşteri kuruluş proje sorumlusuna ilişkin desteklenebilir personel giderleri için %10’luk ayrı bir sınır bulunmaktadır. TÜBİTAK’ın program sayfasında bu sınır dönemsel bütçe üzerinden ifade edilmektedir.

Bu nedenle proje bütçesi yalnızca “toplam tutarı limite sığdırmak” mantığıyla değil; her kalemin programdaki niteliği, oran sınırlaması ve proje faaliyetleriyle ilişkisi dikkate alınarak hazırlanmalıdır.

Müşteri Kuruluş Personelinin Maaşı Projeden Karşılanabilir mi?

1505’te müşteri kuruluş çalışanlarının normal personel giderlerinin tamamının proje bütçesine yazılması söz konusu değildir.

Bununla birlikte müşteri kuruluş proje sorumlusunun personel giderleri proje kapsamında desteklenebilmektedir. Bu gider, müşteri kuruluştan alınabilecek diğer hizmetlerle birlikte mevzuattaki %10 sınırının içerisinde değerlendirilir.

Dolayısıyla şirket tarafında çok sayıda çalışanı proje personeli gibi bütçeye eklemek yerine, üniversite tarafındaki Ar-Ge kapasitesinin ve şirket tarafındaki proje sorumlusunun rolünün doğru ayrıştırılması gerekir.

Müşteri Kuruluşa Devredilecek Alet, Teçhizat veya Yazılım Nasıl Desteklenir?

1505’in en fazla yanlış anlaşılan hükümlerinden biri budur.

Proje kapsamında satın alınacak bir alet, teçhizat veya yazılımın proje sonunda müşteri kuruluşa devredileceği İşbirliği Sözleşmesi’nde belirtilmişse, bu giderin yalnızca %40’ı destek kapsamına alınır. Daha sonra bu %40’lık destek kapsamındaki tutara müşterinin KOBİ veya büyük ölçekli olmasına göre genel destek oranı uygulanır. Geriye kalan desteklenmeyen tutar müşteri kuruluş payına eklenir.

Örneğin büyük ölçekli bir müşteriye proje sonunda devredilecek cihazın bedeli 100.000 TL olsun.

Destek kapsamına alınacak tutar 40.000 TL’dir. Büyük ölçekli müşteride TÜBİTAK oranı %60 olduğu için TÜBİTAK bu 40.000 TL’nin %60’ı olan 24.000 TL’yi karşılar.

Sonuçta cihazın toplam finansmanı şöyledir:

100.000 TL’lik cihaz Tutar
Destek kapsamına alınan bölüm 40.000 TL
TÜBİTAK katkısı 24.000 TL
Müşteri kuruluşun destek kapsamındaki payı 16.000 TL
Destek dışı kalan bölüm 60.000 TL
Müşteri kuruluş toplam katkısı 76.000 TL

Dolayısıyla “cihazın %40’ını TÜBİTAK ödüyor” ifadesi doğru değildir. Cihazın %40’ı önce destek kapsamına alınmakta, ardından bu tutara genel destek oranı uygulanmaktadır.

Teçhizat devri düşünülüyorsa bunun başvuru sırasında M013 bütçe formu ile İşbirliği Sözleşmesi arasında uyumlu şekilde kurgulanması önemlidir.

Yazılım Lisanslarında da Aynı Kural Geçerli mi?

Dışarıdan satın alınacak ve proje sonunda müşteri kuruluşa devredilecek yazılımlar da alet ve teçhizatla birlikte %40 destek kapsamı kuralına tabidir.

Ancak proje çalışmaları sonucunda özgün olarak geliştirilen yazılım, algoritma, kaynak kod veya teknik bilgi bir satın alma giderinden farklıdır. Bunlar fikri mülkiyet kapsamında ele alınır.

Mevzuata göre proje sonucunda ortaya çıkabilecek fikri ürünlere ilişkin haklar proje sözleşmesi ile düzenlenebilir; yürütücü kuruluş bu hakları İşbirliği Sözleşmesi çerçevesinde müşteri kuruluşa kullandırabilir veya devredebilir.

Bu nedenle 1505 başvurusunda İşbirliği Sözleşmesi yalnızca formalite olarak görülmemelidir. Özellikle yazılım, patentlenebilir buluş veya teknik know-how ortaya çıkacak projelerde kullanım, lisanslama, devir, ticarileştirme ve gelir paylaşımı hükümleri baştan netleştirilmelidir.

PTİ Nedir? Proje Bütçesine Dahil midir?

Proje Teşvik İkramiyesi (PTİ), yürütücü kuruluş bünyesinde projede görev alan uygun nitelikteki proje yürütücüsü, araştırmacı ve yardımcı personele sağlanan teşvik ödemesidir.

PTİ, ana proje bütçesi içerisinde yer alan malzeme, personel veya hizmet alımı giderlerinden farklıdır ve proje bütçesine dahil edilmez. TÜBİTAK tarafından başvuru tarihinde geçerli üst limitler ve kişinin projeye ayırdığı süre dikkate alınarak ayrıca hesaplanır.

PTİ’nin önemli özelliklerinden biri de ödemenin proje başında peşin yapılmamasıdır. Altı aylık döneme ilişkin AGY305 değerlendirmesi tamamlandıktan ve proje desteğinin devamı uygun bulunduktan sonra hak edilen PTİ proje özel hesabına aktarılır.

Çalışma süresinin %40 veya daha fazlasını projeye ayıran personelin katkı oranı PTİ hesaplamasında tam kabul edilir. Daha düşük oranlarda ise ödeme oransal olarak hesaplanır.

Bursiyer giderleri ise PTİ’den farklı olarak proje bütçesinin içindedir.

Kurum Hissesi Nedir?

Kurum hissesi, projenin yürütülmesi sırasında yürütücü kuruluşun altyapısı ve imkanlarından faydalanılması karşılığında TÜBİTAK tarafından ayrıca sağlanan kaynaktır.

Mart 2026’da güncellenen uygulama esaslarına göre kurum hissesi, destek kapsamına alınan proje bütçesinin en fazla %10’u oranında hesaplanabilir; ayrıca Yönetim Kurulunca belirlenen üst limitlere tabidir. Kurum hissesi proje bütçe planına göre TÜBİTAK katkısıyla birlikte proje özel hesabına aktarılır.

Dolayısıyla başvuru bütçesini değerlendirirken ana proje bütçesi, PTİ ve kurum hissesi birbirine karıştırılmamalıdır.

1505 Başvurusu Nasıl Yapılır?

1505 başvuruları yıl boyunca sürekli açıktır ve PRODİS üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilir.

Başvurudan önce müşteri kuruluş ile yürütücü kuruluş arasında TÜBİTAK’ın belirlediği asgari şartları içeren İşbirliği Sözleşmesi imzalanması zorunludur. Projenin teknik içeriği, Ar-Ge yöntemi, iş paketleri, bütçesi, başarı ölçütleri, proje sonuçları uygulama planı ve ticarileşme yaklaşımı AGY105 kapsamında oluşturulur.

Bir diğer önemli planlama konusu başlangıç tarihidir. Proje destek başlangıç tarihi başvuru tarihinden en az 90 gün sonra olmak üzere herhangi bir ayın birinci günü olarak belirlenmelidir. Değerlendirme ve sözleşme süreci planlanırken bu süre mutlaka dikkate alınmalıdır.

TÜBİTAK 1505 Projeleri Nasıl Değerlendirilir?

TÜBİTAK değerlendirmesinde üç temel boyut bulunmaktadır: endüstriyel Ar-Ge içeriği ve yenilikçi yön, proje planının ve altyapının uygunluğu, proje çıktılarının ekonomik yarara ve ulusal kazanıma dönüşebilirliği.

Endüstriyel Ar-Ge içeriği güçlü olmalı

Projede teknik belirsizliğin ne olduğu, mevcut çözümlerin neden yeterli olmadığı ve hangi yeni bilgi veya teknoloji geliştirme faaliyetlerinin yürütüleceği açık biçimde ortaya konulmalıdır.

“Yeni bir yazılım geliştireceğiz”, “verimliliği artıracağız” veya “mevcut sistemi iyileştireceğiz” gibi genel ifadeler tek başına yeterli değildir.

İş planı ölçülebilir olmalı

İş paketleri birbirini takip eden Ar-Ge adımları şeklinde oluşturulmalı; her iş paketinin girdisi, faaliyeti, çıktısı ve başarı kriteri tanımlanmalıdır.

Örneğin “performans artırılacaktır” yerine “işlem süresi %20 azaltılacaktır” veya “doğruluk oranı en az %92 seviyesine çıkarılacaktır” gibi ölçülebilir hedefler tercih edilmelidir.

Ticarileşme başvurunun sonunda düşünülmemeli

1505’te akademik başarı tek başına yeterli değildir. Müşteri kuruluşun geliştirilecek çıktıyı nasıl kullanacağı, hangi pazarda konumlandıracağı, mevcut ürün veya süreçlerine nasıl entegre edeceği ve ekonomik etkinin nasıl ortaya çıkacağı daha başvuru aşamasında açıklanmalıdır.

Bu yaklaşım, güncel TÜBİTAK değerlendirme sisteminde ticarileşmenin neden artık proje yazımının ayrılmaz bir parçası olduğunu da göstermektedir.

Proje Kabul Edilirse Ödemeler Nasıl Yapılır?

1505’in mali işleyişi özellikle müşteri kuruluşlar açısından doğru anlaşılmalıdır. Sistem genel olarak “üniversite bütün harcamayı kendi bütçesinden yapsın, altı ay sonra TÜBİTAK geri ödesin” şeklinde çalışmaz.

Aşama Mali İşleyiş
Proje sözleşmesi TÜBİTAK, yürütücü kuruluş ve müşteri kuruluş arasında imzalanır
Özel hesap Sözleşmenin yürürlüğe girmesini izleyen 15 gün içinde yürütücü kuruluş tarafından açılır
İlk müşteri ödemesi Hesap açıldıktan sonra 10 gün içinde ilk dönemin müşteri payı hesaba yatırılır
TÜBİTAK aktarımı İlk dönem TÜBİTAK katkısı proje özel hesabına aktarılır
Harcamalar Proje kapsamında yürütücü kuruluş tarafından özel hesaptaki kaynak kullanılarak gerçekleştirilir
Sonraki dönemler Müşteri kuruluş her dönemin başlangıcından itibaren 30 gün içinde kendi payını yatırır
TÜBİTAK’ın sonraki aktarımı Önceki AGY305 değerlendirmesi ve yeni dönem müşteri payının yatırılması sonrasında yapılır

Mevzuata göre ilk dönemde müşteri kuruluş kendi payını proje özel hesabına yatırdıktan sonra, TÜBİTAK da kendi dönemsel katkısını hesaba aktarır. Takip eden dönemlerde ise önceki dönemin AGY305 değerlendirmesi, desteğin devamının uygun bulunması ve müşteri kuruluşun yeni dönem payını yatırması TÜBİTAK’ın sonraki dönem transferinin temel koşulları arasındadır.

Bu yapı nedeniyle 1505 proje bütçesi hazırlanırken yalnızca “toplam müşteri katkısı” değil, 6 aylık dönemler bazında şirketin nakit çıkışı da planlanmalıdır.

Proje Nasıl İzlenir ve Raporlanır?

Projeler destek kararında belirtilen takvime göre altışar aylık dönemler halinde izlenir.

AGY305 kapsamında teknik ilerleme, gerçekleşen giderler ve ilgili belgeler TÜBİTAK’a sunulur. İzleyici gerektiğinde yürütücü veya müşteri kuruluşu ziyaret ederek teknik gelişmeleri değerlendirir. Projenin son döneminde ise AGY355 Proje Sonuç Raporu hazırlanır.

Vakıf üniversitelerinde mali müşavirlik süreci de devreye girebilir ve ilgili mali müşavirlik giderleri belirlenen şartlar çerçevesinde destek kapsamına alınabilir.

Buradaki önemli konu, proje kabul edildikten sonra başvurudaki bütçe ve iş planının unutulmamasıdır. Altı aylık raporlamalarda gerçekleşmeler doğrudan onaylanan proje planı üzerinden değerlendirildiği için başlangıçta gerçekçi olmayan bir proje planı ilerleyen dönemlerde sürekli revizyon ihtiyacı doğurabilir.

Proje Bittikten Sonra Süreç Tamamlanıyor mu?

Hayır.

TÜBİTAK 1505’in önemli özelliklerinden biri de proje bittikten sonra ticarileşme performansının izlenebilmesidir.

Mevzuatta ticarileşme izleme süresi, aksi belirtilmedikçe proje destek bitiş tarihinden itibaren en fazla 60 ay olarak tanımlanmıştır. İzleme dönemleri genel olarak birinci, üçüncü ve beşinci yıl sonlarına karşılık gelmektedir.

Bu aşamada müşteri kuruluşun proje sonucunu kullanıp kullanmadığı, satış gerçekleşmeleri, ekonomik kazanımlar ve projenin pazardaki etkisi değerlendirilebilir.

Dolayısıyla 1505 projesinde “prototipi tamamlamak” nihai başarı değildir. Asıl hedef, ortaya çıkan teknik çıktının şirket bünyesinde uygulanması ve ekonomik değere dönüştürülmesidir.

1505 Projelerinde En Sık Yapılan Hatalar

1505 başvurularında karşılaştığımız temel problem çoğu zaman proje fikrinin kötü olması değil, üniversite-sanayi ilişkisinin proje mantığına doğru çevrilememesidir.

Akademik çalışma ile şirket ihtiyacı arasında doğrudan bağlantı kurulmaması, projenin Ar-Ge problemi yerine yapılacak işler üzerinden anlatılması, teknik başarı kriterlerinin ölçülememesi, ticarileşmenin yalnızca birkaç genel cümleyle bırakılması, teçhizat devirlerinin bütçeye yanlış işlenmesi ve İşbirliği Sözleşmesi ile AGY105 arasında uyumsuzluk bulunması değerlendirme sürecini doğrudan etkileyebilir.

Aynı şekilde bütçe hazırlanırken yalnızca “TÜBİTAK ne kadar karşılıyor?” sorusuna odaklanmak yeterli değildir. Müşteri kuruluşun katkısı, dönemsel nakit akışı, hizmet alımı limitleri, devredilecek varlıklar, PTİ, kurum hissesi ve proje sonrası mülkiyet yapısı birlikte değerlendirilmelidir.

İlk Kez 1505 Başvurusu Yapacak Yürütücüler İçin Ek Puan Avantajı

TÜBİTAK’ın güncel program sayfasına göre programa ilk kez başvuru yapan yürütücülere hakem ortalama puanına +5 ilave puan uygulanmaktadır.

Ayrıca tamamlanmış TÜBİTAK ARDEB 1001, 1003, 1005 veya 3501 projelerinin devamı niteliğindeki uygun 1505 başvuruları için de +5 ek puan uygulaması bulunmaktadır.

Bu özellikle akademik bir araştırmada elde edilen bulgunun sanayi işbirliğiyle ürüne veya teknolojiye dönüştürülmesi planlanan projeler açısından önemli bir fırsattır.

TÜBİTAK 1505 Hakkında Sık Sorulan Sorular

TÜBİTAK 1505 desteği ne kadar?

2026 itibarıyla proje bütçesinin TÜBİTAK tarafından karşılanabilecek kısmı en fazla 2.300.000 TL’dir. PTİ ve kurum hissesi bu tutarın dışında değerlendirilir.

1505 proje bütçesi en fazla 2.300.000 TL mi olabilir?

Hayır. 2.300.000 TL toplam proje maliyetinin değil, TÜBİTAK tarafından karşılanacak kısmın üst sınırıdır. Projenin toplam bütçesi daha yüksek olabilir; üst limitin üzerinde kalan finansman müşteri kuruluş tarafından karşılanır.

Büyük ölçekli firma 1505’te ne kadar ödeme yapar?

Genel oran TÜBİTAK %60, müşteri kuruluş %40’tır. Ancak TÜBİTAK katkısının 2.300.000 TL üst limitine ulaşması halinde müşterinin fiili ödeme oranı %40’ın üzerine çıkabilir.

TÜBİTAK 1505 başvuruları ne zaman yapılabilir?

Başvurular sürekli açıktır ve yıl boyunca PRODİS üzerinden yapılabilir.

Proje başlangıç tarihi ne zaman olabilir?

Destek başlangıç tarihi başvuru tarihinden en az 90 gün sonrası olmak üzere herhangi bir ayın birinci günü olarak belirlenir.

PTİ kimlere ödenir?

Uygun şartları taşıyan yürütücü kuruluş proje yürütücüsü, araştırmacı ve yardımcı personeline ödenebilir. Bursiyerler PTİ almaz; burs ödemeleri proje bütçesi içerisinde ayrı bir giderdir. PTİ dönemsel teknik değerlendirme sonrasında ödenir.

Müşteri kuruluş proje sorumlusunun gideri desteklenebilir mi?

Evet. Müşteri kuruluş proje sorumlusunun uygun personel giderleri desteklenebilir; ancak müşteri kuruluştan hizmet alımlarıyla birlikte ilgili %10 sınırının içinde değerlendirilir.

Proje sonunda müşteri kuruluşa devredilecek cihazın tamamı desteklenir mi?

Hayır. İşbirliği Sözleşmesi’nde müşteri kuruluşa devredileceği belirtilen alet, teçhizat ve yazılım giderlerinin yalnızca %40’ı destek kapsamına alınır. Ardından bu tutara genel TÜBİTAK destek oranı uygulanır.

Akademisyen müşteri kuruluşta da kısmi süreli çalışıyorsa proje ekibinde olabilir mi?

Mevzuatta proje yürütücüsünün yürütücü kuruluşun kadrolu ve tam zamanlı personeli olması şarttır. Ayrıca müşteri kuruluşun ortakları, yönetim organlarında görev alan kişiler ve bunların birinci derece yakınları proje ekibinde bulunamaz. Sadece başka bir bordro ilişkisinin varlığına ilişkin durumlar ise kişinin üniversitedeki tam zamanlı statüsü ve ilişkinin niteliği dikkate alınarak proje özelinde değerlendirilmelidir. Bu tür sınır durumlarda başvuru öncesinde TÜBİTAK’tan yazılı görüş alınması daha güvenli olacaktır.

1505 Bir Finansman Programından Çok Üniversite-Sanayi Ticarileşme Modelidir

TÜBİTAK 1505’i yalnızca “üniversite ile proje yaparak hibe alma” programı şeklinde değerlendirmek doğru değildir.

Başarılı bir 1505 projesinde şirketin gerçek bir teknik ihtiyacı, akademik ekibin bu ihtiyacı çözebilecek bilgi birikimi, ölçülebilir Ar-Ge hedefleri ve proje sonrasında uygulanabilir bir ticarileşme modeli aynı yapı içerisinde buluşmalıdır.

Bu nedenle başvurudan önce teknik kapsam, üniversite-sanayi görev paylaşımı, bütçe, fikri mülkiyet hakları, teçhizat devri, müşteri kuruluş katkısı ve dönemsel nakit akışının birlikte kurgulanması projenin hem değerlendirme hem de uygulama aşamasını önemli ölçüde kolaylaştırır.

Alkaze olarak 1505 proje çalışmalarında yaklaşımımız; yalnızca başvuru dokümanının hazırlanması değil, projenin Ar-Ge kurgusundan bütçesine, İşbirliği Sözleşmesi’nden ticarileşme planına ve proje sonrası izleme sürecine kadar bütüncül şekilde ele alınmasıdır.